- Tarih: 08 Ekim 2026
- Yazar:
TSD Genel Başkanı Şükrü Boyraz: “Bakım Veren Aile Fertlerine Emeklilik Ve Sosyal Güvence Şart”
Türkiye Sakatlar Derneği Genel Başkanı Şükrü Boyraz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni bakım hizmetleri yönetmeliğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Yeni düzenlemeyle engelli bireylere yönelik bakım hizmetlerinin niteliğinin artırılmasının hedeflendiğini belirten Boyraz, asıl belirleyici unsurun mevzuattaki maddeler değil, sahadaki uygulama, denetim ve hakların korunma derecesi olacağını vurguladı.
”Mevzuat Yetmez, Sahadaki Uygulama Ve Denetim Belirleyicidir”
Engelli bireylerin insan onuruna yakışır, güvenli ve erişilebilir bakım hizmetlerine ulaşmasının temel bir insan hakkı olduğuna dikkat çeken Genel Başkan Şükrü Boyraz, bakım merkezlerinde zaman zaman basına yansıyan olumsuz olaylara değindi. Boyraz, “Bakım merkezlerinde zaman zaman gündeme gelen şiddet, darp, ihmal ve ölüm vakaları, hizmetlerin niteliği ve denetim mekanizmalarının etkinliği konusunda kamuoyunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır. Bu nedenle yeni yönetmeliğin uygulamadaki sonuçlarını zaman içerisinde hep birlikte göreceğiz,” ifadelerini kullandı.
”En Doğal Yaşam Alanı Aile Yanıdır: Evde Bakım Bir Lütuf Değil, Sosyal Haktır”
Mümkün olan her durumda engelli bireyin kendi yaşam çevresi ve ailesi yanında desteklenmesi gerektiğinin altını çizen TSD Genel Başkanı, temel yaklaşımlarını şu sözlerle özetledi:
”Engelli bireylerin önemli bir bölümü için en güvenli ve en doğal yaşam alanı kendi ailesinin yanıdır. Anne, baba, kardeş veya eşin üstlendiği bakım sorumluluğu yalnızca ailelerin omuzlarına bırakılmamalı; devlet tarafından sosyal bir hak olarak desteklenmelidir. Bugün devletin kurumsal bakım hizmetleri için ayırdığı kaynakların önemli bir bölümünün, uygun koşullarda evde bakım desteğine dönüştürülmesi mümkündür.”
Bakım Veren Aile Fertlerine Sosyal Güvence Ve Emeklilik Talebi
Aile yanında bakımın sürdürülebilmesi için bakım sorumluluğunu üstlenen yakınların da geleceğinin güvence altına alınması gerektiğini belirten Boyraz, devletin sağlaması gereken imkânları sıraladı:
- İnsanca Yaşam Payı: Günün ekonomik koşullarına uygun ve yeterli düzeyde bakım desteği verilmesi,
- Sosyal Güvenlik ve Emeklilik: Bakım veren aile bireylerinin sosyal güvence kapsamına alınarak emeklilik haklarının tanınması,
- Destek Hizmetleri: Ailelerin geçici bakım, gündüzlü bakım, psikososyal destek, sağlık, rehabilitasyon ve danışmanlık hizmetlerinden yararlandırılması.
Boyraz, “Bugün ailesindeki engelli bireye bakım veren kişinin yarın yaşlandığında, hastalandığında veya bakım veremez duruma geldiğinde ortada bırakılmaması gerekir. Devletin görevi aileleri bakım yükü altında yalnız bırakmak değil, bu sorumluluğu insan onuruna uygun koşullarda yerine getirmelerini sağlamaktır,” dedi.
Kurumsal Bakımda Sıfır Tolerans Ve Etkin Denetim
Her engelli bireyin aile yanında bakımının mümkün olamayabileceğini, bazı durumların uzmanlaşmış yoğun bakım ve kurumsal hizmet gerektirdiğini hatırlatan Boyraz, bakım merkezlerinin kalitesinin artırılması ve Avrupa’daki iyi uygulamalarla uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bakım merkezlerinde standartların yükseltilmesi gerektiğini belirten Boyraz, şu şartların altını çizdi:
- Personel sayısının ve niteliğinin artırılması, çalışanlara düzenli eğitim verilmesi,
- Engelli bireylerin fiziksel ve psikolojik güvenliğinin tam olarak sağlanması,
- Şiddet, ihmal ve kötü muameleye karşı “sıfır tolerans” ilkesinin benimsenmesi,
- Bağımsız, şeffaf ve etkin denetim mekanizmalarının kurularak şikâyet süreçlerinin kolaylaştırılması.
”Mevzuatta Kalmasın, Yaşamda Karşılık Bulsun”
Türkiye Sakatlar Derneği olarak yeni yönetmeliğin yalnızca kâğıt üzerinde kalan bir düzenleme olmamasını temenni ettiklerini belirten Şükrü Boyraz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
”Ne ailelerin bakım yükü altında ezilmesini ne de engelli bireylerin denetimsiz ve niteliksiz bakım hizmetlerine mahkûm edilmesini kabul ediyoruz. Talebimiz nettir: Engelli bireylerin bakım hakkı güvence altına alınmalı, aile yanında bakım güçlü biçimde desteklenmeli, bakım verenlerin sosyal güvenliği sağlanmalı; kurumsal bakım hizmetleri ise uluslararası standartlara uygun, erişilebilir ve etkin biçimde denetlenen yapılar haline getirilmelidir. Engelli bireylerin yaşam hakkı, güvenliği ve insan onuru hiçbir düzenlemenin gerisinde bırakılamaz.”




