ERİŞİLEBİLİRLİK VE SOSYAL DESTEK EN ÖNEMLİ SORUNUMUZ!

Özkan ÇAKIR
Yazdır PDF

5_small

Türkiye Sakatlar Derneği’nin 10-16 Mayıs Engelliler Haftası açılışı nedeniyle yaptığı basın açıklaması:

3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle yaptığımız basın açıklamasında yerel yönetim seçimlerine dikkat çekmiştik. 30 Mart 2014 tarihinde gerçekleşen seçimler sonucunda, ülkemizdeki 81 il ile birlikte toplam 2 bin 682 yerel yönetim belirlenmiştir.

Geçmiş yıllara oranla daha fazla siyasi partimizin engelli adaylara listelerde yer vermesi sevindirici bir gelişme olarak izlenmiştir. Ancak engelli adayların çok azının seçilebilmesi ise bizleri üzmüştür. Derneğimiz özelinde ise İstanbul, Konya, Mardin gibi bazı illerde belediye meclis üyeliklerine seçilebilen yönetici ve üyelerimizin olması üzüntümüzü bir nebze olsun hafifletmiştir.

Şimdi artık yeni bir dönem başlamaktadır. Yapılan araştırmalar son yıllardaki tüm düzenleme ve girişimlere rağmen, engellilerin temel sorunlarının çözümünde yeterli ilerleme sağlanamadığına işaret etmektedir.

Başta erişilebilirlik olmak üzere ortada duran bu sorunlar, yerel yönetimlerin sorumluluğunu da önemli oranda artırmaktadır. İşte bu nedenledir ki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Sayın Ayşenur İslam, yerel yönetimlerin dikkatini çekme gereği duymuştur.

Sayın İslam yayınladığı kutlama mesajında; “Belediyelerin planlama, tasarım, inşaat, ruhsatlandırma ve denetleme faaliyetlerinde erişilebilirlik ilkelerinin yerine getirilmesi” gerektiği özenle vurgulanmıştır. Yerel yönetimlerin görevlerini ne kadar yerine getirdiğini denetlemek, hepimizin özellikle de yeni oluşturulan “Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonları”nın öncelikli görevi olmalıdır. Bizler bir yandan yerel yönetimlerin çalışmalarını izlerken, diğer yandan bu komisyonların da görevlerini layıkıyla yapmaları için çaba göstermeliyiz.

Engellilerin çoğunluğu fiziki engeller nedeniyle sosyal yaşama katılamamaktadır. Toplu ulaşım araçlarının kullanımında büyük zorluklar çekilmektedir.

Sağlık hizmetlerinden yararlanmakta da önemli sorunlar yaşanmaktadır. Birçok engelli, özellikle görme ve işitme engelliler hastanelerde iletişim kurmakta, engelliler konusunda bilgilendirilmiş personel bulmakta zorluk çekmektedir.

Eğitimden yararlanabilen engellilerin sayısı hala istenilen düzeye ulaşmamıştır. Kayıt altına alınmış engellilerin yüzde 41,6’sı okur-yazar bile değildir. Lise ve üzeri eğitim alabilmiş engellilerin oranı sadece yüzde 7,7’dir. Yine aynı şekilde engellilerin yüzde 96’sı mesleki eğitim alamamıştır.

İstihdam edilebilen engelli sayısı da çok düşüktür, bir işte çalışabilen engelli oranı yüzde 14,3’te kalmıştır. Bunların da önemli bir kısmı tedavilerini sürdürebilmek, çalışma ortamındaki fiziki yetersizlik, teknik destek alamamak gibi nedenlerle sorunlar yaşamaktadır. Önemli bir kısmı da tedavisini sürdüremediği için işten ayrılmaktadır.

Engellilerin yüzde 84,8 gibi büyük çoğunluğu yüzde 40 ve üzeri engeli olanlardan oluşmaktadır. Bununda yarısı yüzde 70 ve üzeri engellidir. Yani bakıma muhtaç engelli durumundadır. Bu nedenle, engelli nüfusun önemli bir bölümünün sosyal devletin koruyuculuğuna ihtiyacı bulunmaktadır. Oysa devletten yardım alabilen engelli nüfusun oranı yüzde 38,4’tür. Bunun da çoğunluğu engelli aylığı alanlardan oluşmaktadır.

Çok sınırlı sayıda engellinin kullanabildiği bu hak, yapılan çeşitli düzenlemelerle sürekli olarak kısıtlanmaktadır. Derneğimize ulaşan şikâyetlerin önemli bir kesimini, engelli aylığının veya evde bakım yardımının kesilmesi oluşturmaktadır.

Zihinsel engelli vatandaşlarımız açısından özel eğitim ve rehabilitasyon çok önemlidir. Ancak gerek alt yapı gerekse eğitim saatleri bakımından ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Zihinsel engelli çocuğu veya yakını olan aileler, özellikle eğitim saatlerinin artırılmasını talep etmektedir.

Bizler engelliler ve aileleri olarak;

Yeni göreve gelen ve yeniden seçilen tüm belediye başkanlarımızdan,belediye meclis üyelerimizden erişilebilirlik konusunda planlı ve kaynakları özenle kullanan bir çalışma bekliyoruz.

Diğer taraftan ise merkezi yönetimden, yani Hükümetten de özellikle eğitim, istihdam ve engelli aylığı ile evde bakım yardımı konusunda daha güçlü, kapsayıcı ve etkili adımlar atılmasını talep ediyoruz.

Aylık ve yardımlarda, engelliyi akrabalarının bir parçası olarak değerlendiren ve gelir ölçümünde aile gelirini temel alan bir çerçevenin haksız, engelliyi bağımsız yaşama hakkından koparan bir sonuç doğurduğunu görüyor ve yaşıyoruz.

Engelli vatandaşlarımızı bağımsız bir birey olarak gören, evde bakım görevini üstlenen aileleri ihtiyaçlarını gözeten ve sosyal yardım politikasını buna göre belirleyen bir yaklaşımın gerekli olduğunu vurguluyoruz.

Sağlık Uygulama Tebliğlerindeki değişimlerin, engellileri tedaviden ve dolayısıyla yaşam hakkından koparan mali külfetler getirilmeden yapılmasının gerekli olduğunu bir daha hatırlatıyoruz.

Her zaman söylediğimiz gibi bizler, “insanca ve onurlu bir yaşam” istiyoruz.

Başta yöneticiler olmak üzere herkesi, bu talebimize kulak vermeye, hayata geçirilmesi için destek vermeye davet ediyoruz.

| + - | RTL - LTR

Türkiye Sakatlar Derneği

Derneğimize ait kısa bildirim sunumumuzu indirip izleyebilirsiniz. » devamı